Eczane Dekorasyonu
Yaz geldi Eczacılarda artık badana boyadan sonra eczanenizi yeniden dekore etmeyi düşünmeye başladınız değil mi ? Peki nasıl birşey sizi mutlu edecek? eğer karar veremediyseniz yazımızı okuyun.
Görselliğin ve estetiğin önem kazandığı günümüzde ‘ağırbaşlı’ eczaneler de durumdan nasibini aldı. Beyaz, yağlıboya camekanlı dolaplar bir süre sonra nostaljik kabul edilebilir. 2. Levent’teki Asuman Milar Eczanesi belki de bu değişimin ilk örneği.
İsmini sahibinden alan Asuman Milar Eczanesi, dekoratör ve reklamcı elinden çıkma bir iş yeri. Dekorasyonu Cengiz Kurt, logosu ise Ali Taran tarafından gerçekleştirildi.
Temmuz ayında açılan eczanenin sahibi Asuman Milar. 10 yıldır eczane eczacılığı yapan Milar’ın dördüncü yeri burası. Daha önce hep hastane yakınlarında dükkan açtığı için estetik kaygılarla bakmamış hiç. Ancak buraya girince daha kapıda bir fark olduğunu anlıyorsunuz.
Girer girmez klasik müzik çalınıyor kulaklarınıza. Sonra 38 metrekarelik bu dükkanın nasıl olup bu kadar ferah göründüğünü anlamaya çalışıyorsunuz. Aydınlatma, yer döşemesi, raflar, ilk önce özen göze çarpıyor.
Asuman Milar’ın diğerlerinden en büyük farkı ortada ilaç görünmemesi. Raflarda sadece bitkisel vitamin ve çaylar, bebek mamaları, el yapımı sabunlar ve kozmetik ürünler var. İlaçlar ise İtalya’dan tanesi 1 milyara getirilen çelik dolaplarda saklanıyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi ilaçların günışığına maruz kalmasını engellemek. Güneş vurmadığı için ısı da belli seviyede kalıyor. Çekmecelerden oluşan dolapların kullanılmasının ikinci nedeni ise yerden kazanmak. Duvara gömülen ve hiç yer kaplamayan dolaplar 5 bin ilaç alıyor.
Müşteriler ilk bakışta ortada hiç ilaç göremeyince, kapıdan başlarını uzatıp, ‘‘pardon ilaç satıyor musunuz?’’ diye sormaya başlamış. Milar ilaçların bir kısmını dolaplardan çıkarmak zorunda kalmış. Ancak ilaçların tamamı kasanın arkasında duruyor. Aslında kasa da bildiklerimize hiç benzemiyor. Daha çok bir otelin resepsiyon masasını hatırlatıyor.
Müşteriler de bu farklı eczaneden memnun. Milar, bu özenin verdiği hizmetin bir parçası olduğunu söylüyor. ‘‘Birkaç insanla konuşunca farkettim ki, insanlar eczacıları asık suratlı ve aksi tanıyor’’ diyor.


